İlişkiler İçin 'Mahşerin Dört Atlısı'

İlişkiler İçin 'Mahşerin Dört Atlısı'

19 MART 2018- 2 DAKİKA- Psk. Zeynep Mıcık

Romantik partnerinizle beraber geçirdiğiniz bir hafta sonundan sonra birinin gelip size ayrılıp ayrılmayacağınıza dair bir kehanette bulunduğunu ve yüzde doksan ihtimalle bunun doğru olduğunu düşünün. Korkunç, değil mi! Tanımadığınız birinin sadece iki gün sizi gözlemleyerek ilişkinizin kaderini söylemesi nasıl mümkün olabilir?

Dr. John Gottman her ilişkide benzer iletişim biçimleri olup olmadığını anlamak için yıllarca kafa yormuş bir bilim insanı. Yaptığı çalışma ise son derece basit. Evli çiftleri bir apartman dairesi gibi dizayn edilmiş laboratuvarına bir hafta sonu için davet ediyor ve iki gün boyunca çiftlerin davranışlarını gözlemliyor. İki günün sonunda ise çiftin boşanıp boşanmayacağını yüzde doksan ihtimalle doğru tahmin ediyor! Bunu yaparken incelediği dört iletişim türü var ve bunlara Yeni Ahitten ilham alarak “Mahşerin Dört Atlısı” ismini vermiş. Eğer siz de ilişkinizin gidişatından endişe duyuyorsanız birazdan bahsedilecek iletişim türlerine dikkat!

İlk iletişim türü ve mahşerin ilk atlısı ‘eleştiri’. Burada bahsedilen partnerinizle ilgili küçük şikayetleriniz ya da onun hakkında yaptığınız ufak tefek değerlendirmeler değil. Partnerinizi bir bütün olarak eleştirdiğiniz zaman, en ufak bir yanlışında bunun onun kişilik özellikleri yüzünden olduğunu ima ederseniz işte bu eleştiri ilişkiniz için tehlikeli olmaya başlar. Mesela, basit, günlük bir sıkıntı yaşadığınızı ve partnerinize bunun onun suçu olduğunu, onun hep böyle yaptığını söylediğinizi düşünün. "Sen hep böyle yapıyorsun!". İşte bu tip eleştiri onun kendini reddedilmiş hissetmesine ve kalbinin kırılmasına yol açacaktır. Bu tip eleştiriler giderek ağırlaşırsa ya da sıklaşırsa ilişki için tehlikeli olabilir.


Bir diğer iletişim türü ise ‘savunuculuk’. Bir sorun yaşandığı esnada taraflardan biri kendi payına düşen suçu kabul etmiyorsa, bahaneler üretip topu karşı tarafa atıyorsa, aslında bu sorunun diğer tarafın suçu olduğunu ima ediyorsa bunlar savunuculuk davranışına örnek olabilir. Bu davranışlar asla karşı tarafın özür dilemesi, geri çekilmesi gibi beklenen etkiyi göstermez çünkü bu şekilde kendini savunmak aslında karşı tarafı suçlamak demektir.

Üçüncü tip iletişim türü ise ‘küçümsemek’. Elbette sevdiğimiz birini küçümsemek her türlü ilişki için sorun yaratacaktır. Romantik ilişkilerde ise bir tartışma esnasında taraflardan birisi diğerine dalga geçerek, isim takarak, saygısızlık göstererek davranıyorsa ya da göz devirmek gibi beden hareketleriyle de bunu gösteriyorsa karşı tarafın aşağılanmış ve değersiz hissetmesine yol açar. Bu tip davranışlar küçümsenen tarafın bağışıklık sisteminin yavaşlamasına ve daha çok hastalanmasına bile yol açıyor. Dr. Gottman’ın çalışmalarına göre boşanmanın tek ve en büyük tahmin unsuru bu iletişim biçimi.

Son iletişim türü ise ‘karşı tarafa duyarsız kalmak’. Bir sorun yaşandığı ya da yaşanacağı belli olduğunda eğer taraflardan birisi buna ilgisiz kalıyorsa, başka bir şeyle ilgilenmeye başlıyorsa, yani kısaca kendini sorundan uzakta tutuyorsa, umursamıyorsa ve alışkanlık haline getirmişse ilişki için sorun yaratabilir.

Bir tartışma esnasında bu tip davranışları fark etmek sorunu çözmek için önemli bir adım olacaktır. Lakin sadece fark etmek yeterli değil. Bu davranışların yerine sağlıklı ve verimli davranışlar koymanız sizi asıl çözüme götürecektir.


Lisitsa, E. (2017, Ağustos 29). The Four Horsemen: Criticism, Contempt, Defensiveness, and Stonewalling. Erişim tarihi: Ekim 27, 2017, https://www.gottman.com/blog/the-four-horsemen-recognizing-criticism-contempt-defensiveness-and-stonewalling/